Tevekkül

_____ M u h a m m e d  G Ü N D O Ğ D U_____

















Her şer bir sebebe bağlıdır. İnsanın kaderi; hedefini, amacını ve bu amacını gerçekleştirecek olan sebebi de içerisine alır. Bu, toprağın mahsul verebilmesi için, onun sürülmesi, ekilmesi, gübrelenmesi ve sulanması gibi bir sebep-sonuç ilişkisidir. 'Dua ve tevekkül işlerin sonucuna etki etmez' diyen, amel işlemekle emredilmeyi, sebeplere yapışmayı görmezlikten geliyor demektir. Bir amel işlemeden, bir amaca ulaşmak için çaba sarf etmeden, emredilen şeyleri yerine getirmeden bir başarıya veya Allah(cc)'ın insana vadettiklerine kavuşmak mümkün değildir.

 


 

 

 

 

İnsanın, kendisine yüklenilen veya kendine düşen bütün görevleri yaptıktan, bütün çalışmaları yerine getirdikten ve bütün tedbirleri aldıktan sonra, işin sonucunu Allah (cc)'a bırakmasıdır tevekkül. Allah (cc)'a güvenip sonuçtan endişe etmemesidir. 

---Hz. Ömer (ra) anlatıyor :

Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ki :
"Siz Allah (cc)'a hakkıyla tevekkül edebilseydiniz, sizleri de kuşları rızıklandırdığı gibi rızıklandırırdı; sabahleyin aç çıkar, akşama tok dönerdiniz.." (Tirmizi, Zühd /33, Hadis no:2344, 4 /473)

Şüphesiz ki tevekkül, bazılarının anladığı gibi, havadan ekmek beklemek, gayret etmeden bir başarıya ulaşmak, yerinde oturarak Allah (cc)'tan bir şey beklemek değildir.Bu anlamda Allah (cc) kimsenin vekili değildir.Bazı kimseler, insan olarak üzerine düşeni yapmazlar, gerekli çabayı göstermezler, emek sarf etmezler, sonra da işlerini Allah (cc)'a havale ederler.Bu yanlış düşüncelerden Allah (cc)'a sığınıp şunu asla akıldan çıkarmamak gerekir ki tevekkül, tedbir ve teşebbüsleri bir kenara atmak değil, bilakis onlara istinat ettikten sonra Allah (cc)'ın kudret tecellisine sığınmaktır.

Tedbirsiz tevekkülü, Hazret-i Peygamber (sav) yasaklamıştır :
---Bir bedevi : 

"Ya Rasûlullâh! Devemi çölde bırakıp tevekkül ediyorum!" demişti.

Peygamber (sav) de cevaben :

"Deveni bağla, ondan sonra tevekkül et!.." (Tirmizi, Kıyamet /60) 
diye ikaz buyurdular. 

---İbn-i Abbas (ra) anlatıyor :

Resulullah (sav) şöyle dua buyurdu :
"Allah'ım yalnız sana teslim oldum.Yalnız sana inandım.Yalnız sana güvendim.Sana yöneldim ve senin yardımınla düşmanla mücadele ettim.Allah'ım!Beni dalalete düşürmenden yine senin izzetine sığınıyorum.Senden başka ilah yoktur.Sen hiç ölmeyen, daima diri olan ve mahlukatın işlerini tanzim edensin.Cin ve insanlar ise ölüme mahkumdurlar." (Buhari, 7383 ; Müslim, 2717)

---Ebu Hureyre (ra) anlatıyor :

Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki :
"Cennete bir takım kavimler girecek ki bunların gönülleri(rızıkları konusunda Allah'a tevekkül etmede) kuşların gönülleri gibidir." (Müslim, 2840)

İman edenler, Rablerinin kendilerini ne ile sorumlu tuttuğunu bilirler.Bunun şuurundadırlar.Bütün kulluk görevlerinin yerine getirilmesi, bu işin şartıdır.Zaten insan bunun için yaratılmıştır.Görevleri yerine getirmeden, sonucu büyük mükafat ve kazanç olarak beklemek mümkün değildir. Mü'min gerekeni yapar, sonuç konusunda Allah(cc)'a güvenip dayanır, O'nun vereceği karşılığa razı olur.

---Ebu Umare Bera b. Azib (ra) anlatıyor :

Resulullah (sav) buyurdular ki :
"Ey filanca! Yatağına girdiğinde : Allah'ım! Kendimi sana teslim ettim.Yüzümü sana yönelttim.Merhametine güvenerek, azabından korkarak işimi sana bıraktım ve sırtımı sana dayadım.

Senden (gazabından) sığınacak ve korunacak yer yine sana (rahmetine) dır.İndirdiğin Kitabına ve gönderdiğin Peygamberine iman ettim." de.Zira eğer o gece ölürsen fıtrat (iman) üzere ölürsün.Şayet sabaha kavuşursan hayra ulaştırılırsın." (Buhari, 6313 ; Müslim, 2351)

Buhari ve Müslim'in Bera b. Azib (ra)'dan diğer bir rivayetleri ise şöyledir :

"Resulullah (sav) buyurdular :
Yatacağın yere vardığında, önce namaz abdestin gibi bir abdest al!Sonra sağ yanın üzerine yat ve şöyle de -Bera b. Azib, yukarıdaki duayı aynen aktardı.-Sonra Resulullah (sav) şöyle buyurdu :Bu sözleri (uyumadan önceki) son sözlerin kıl"

İslam mü'minlere, emirler uymalarını, rızıklarını aramalarını, Allah (cc) yolunda çalışmalarını, adaletle davranmalarını, haksızlıktan kaçınmalarını ve buna benzer bir çok şeyi yapmalarını emrediyor.
Elbette bu çalışmalar yapılırsa sonuçlar da güzel olacaktır.

Tevekkül bu anlamda bütün çalışmaları yaptıktan, bütün görevleri yerine getirdikten sonra duyulan bir iç huzur ve doyumluluk, bir yönden de Allah(cc)'ın vereceğine razı olma ahlakıdır.Tevekkül, güçlü bir iman ve Allah(cc)'ın emrine uymada sürekli bir kararlılıktır. 

---Hz. Enes (ra) anlatıyor :

Resulullah (sav) buyurdular ki :
"Her kim evinden çıkarken :"Bismillah, Allah(cc)'a tevekkül ettim.Hareket ve kuvvet ancak Allah(cc)'ın izni iledir" derse ona : (Allah -celle celaluhu- tarafından) "Doğru yola iletildin.İhtiyaçların terine getirildi.Korundun" denir ve şeytan ondan uzak durur" (Ebu Davud, 5095 ; Tirmizi, 3422)

Hadis-i Şerif Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve başka kaynaklar tarafından rivayet edilmiştir. Ebu Davud rivayetinde şu ziyadeye yer vermektedir :

"Adam böyle diyerek uzaklaşınca ondan uzaklaşan (bir) şeytan bir başka şeytana : "Doğru yola iletilen, ihtiyacı karşılanan ve korunan bir adama sen nasıl yaklaşabilirsin?!" der." 

---Mü'minlerin annesi Ümmü Seleme (r.anha) anlatıyor :

"Hz. Peygamber (sav) hane-i saadetlerinden çıktıkları vakit :"Allah(cc)'ın adıyla. Allah(cc)'a güvenip dayandım. Allah'ım!Sapmaktan, saptırılmaktan, kaymaktan, kaydırılmaktan, zulmetmekten, zulme uğramaktan, saygısızlık etmekten ve bana karşı saygısızlık edilmesinden sana sığınırım"(Ebu Davud, 5094 ; Tirmizi, 3423) diye buyururlardı."

---Hz. Ebubekir (ra) anlatıyor :
"Biz mağarada iken ve müşrikler başımız üzerinde dolaşırken bir ara onların ayaklarına baktım ve :"Ya Resulullah!Birisi ayaklarının altından bakacak olursa bizi görecek" dedim.Resulullah (sav) :

"Ey Ebu Bekr!Üçüncüleri Allah (cc) olan iki kişi hakkında neyi endişe ediyorsun?" buyurdu."(Buhari, 4663 ; Müslim, 2351)

Her şer bir sebebe bağlıdır. İnsanın kaderi; hedefini, amacını ve bu amacını gerçekleştirecek olan sebebi de içerisine alır. Bu, toprağın mahsul verebilmesi için, onun sürülmesi, ekilmesi, gübrelenmesi ve sulanması gibi bir sebep-sonuç ilişkisidir. 'Dua ve tevekkül işlerin sonucuna etki etmez' diyen, amel işlemekle emredilmeyi, sebeplere yapışmayı görmezlikten geliyor demektir. Bir amel işlemeden, bir amaca ulaşmak için çaba sarf etmeden, emredilen şeyleri yerine getirmeden bir başarıya veya Allah(cc)'ın insana vadettiklerine kavuşmak mümkün değildir.

---İbni Abbas (ra) anlatıyor :

"İbrahim Aleyhisselam ateşe atıldığı zaman "Hasbün'allahu ve ni'me'l-Vekil"(Allah bize yeter, O ne güzel vekildir) dedi.Aynı sözü Hz. Muhammed (sav) de söyledi. Şöyle ki :"İnsanlar size karşı ordu hazırladılar.Onlardan korkmalısınız" dedikleri zaman bu onların imanlarını artırdı da :Allah (cc) bize yeter, O ne güzel vekildir" dediler." (Buhari, 4563)

Buhari'ye ait diğer bir rivayet ise şu şekildedir:

İbni Abbas (ra) anlatıyor :

"İbrahim Aleyhisselam ateşe atıldığında son sözü : "Hasbiye'llahu ve ni'me'l-Vekil"(Allah bana yeter, O ne güzel vekildir) olmuştur." 

---Hz. Enes (ra) anlatıyor :

"Hz. Peygamber (sav) zamanında iki erkek kardeş vardı.Bunlardan biri devamlı Hz. Peygamber'e uğrar, ötekisi de işiyle uğraşırdı.İşiyle uğraşan, kardeşini (işiyle ilgilenmediği gerekçesiyle) Hz. Peygamber (sav)'e şikayet etti. Hz. Peygamber (sav) :
"Belki de onun hürmetine rızıklandırılıyorsun!" buyurdu." (Tirmizi, 2346)
 

 

Patikalar © 2002
Fa&aL Tasarım