TENNET SURESİ

Haz: Meltem İLGÜN
meltemilgun@patikalar.net

RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH ADINA

Hamd , lutfuyla bizleri yaratan ,yoktan var eden ve rahmetiyle doğru yolu gösteren Allah’a (c.c) mahsustur..Selam ve salat da , alemlerin Rabbi tarafından sevilen, insanların tanıyabilme nispetinde sevebildikleri, rehberimiz, önderimiz Hz. Muhammet Mustafa’ya, âline, ashabına ve onun yolunu izlemeye çalışan ümmeti üzerine olsun.

GİRİŞ

Mesed Suresi Mekke’de nazil olmuştur. İlk inen surelerden olup altı ayetten oluşmaktadır. Bu sureye ‘’Leheb’’ ve ‘’Tebbet’’ suresi de denmektedir. Bu sure Allah (c.c) ve Resulunun düşmanı Ebu Leheb’in helakından bahseder. Bu surenin nüzul sebebi olarak bir çok rivayetler vardır. Bu rivayetlerde gösteriyor ki Ebu Leheb, Resulullah’ı engellemek için her türlü yolu denemiş, islamın yayılmasını engellemeye çalışmıştır. Surede de islamı engellemeye çalışan Ebu Leheb’in sonunun ebedi ateş olacağı anlatılıyor. Karısının da yaptıklarından dolayı onunla beraber, boynunda bir iple cehenneme gireceğinden bahseder.

Rahman Rahim olan Allah’ın adına.

1-Ebu Leheb’in iki eli kurusun, kurudu da!
2- Malı da kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı.
3- Şiddetli bir ateşe girecek.
4- Eşi de odun hamalı (ve)
5- Boynuna bir ip (bağlanmış) olarak.

KELİMELER

Tebbet : Mahvolsun, helak olsun, kahrolsun demektir. Yok oldu , kurudu , zarara uğradı...

Ciyd : Boyun

Mesed : Çeşitli görüşlere göre ip, urgan anlamına gelir. Bükülerek sağlam iplerin yapıldığı lifli bitkiler.

Leheb : Kıvılcım.

Ebu Leheb : (Alev sahibi ) Kıvılcım gibi parlak yüzlü anlamındadır.

NUZUL SEBEBİ

Buhari, Tirmizi ve diğerlerinin İbni Abbas’tan rivayet ettiklerine göre “...En yakın akrabalarını uyar” (Şuara-214) ayeti inince, Resulullah (sav) Safa tepesine çıkarak Kureyş kabilelerine şöyle seslenmiştir.

“Ey Fihroğulları! Ey Abdulmuttaliboğulları! Eğer size şu tepenin arkasından düşman askerleri saldırmak üzere diye haber verseydim, bana inanır mıydınız?” Onların cevabı “Evet inanırdık” oldu. Bunun üzerine “Öyleyse bakın burada sizi kıyamet saatinin geleceği konusunda uyarıyorum”. O anda Ebu Leheb bağırdı. “ (Kahrolası!) Sen bizi bunun için mi çağırdın?” diyerek kalkıp gitti. Bunun üzerine bu sure nazil oldu.

Sure hakkında bir çok iniş sebebi rivayet edilir. Bunların hepsinde Ebu Leheb’in Resulullah’a yaptığı kötülükler anlatılmaktadır. Bu rivayetler de gösteriyor ki, Ebu Leheb, Resulullah’ı engellemek için her türlü yolu denemiş, islamın yayılmasını engellemeye çalışmıştır.

AYETLERİN TEFSİRİ

1-Ebu Leheb’in iki eli kurusun! Kurudu da.

Ebu Leheb, Peygamberin amcası Abdul-uzza’dır. Onun karısı ise Ebu Sufyan’ın kız kardeşi Ümmü Cemil’dir.

Leheb kıvılcım manasındadır. Ebu Leheb kıvılcım gibi parlak yüzlü manasına gelir. Ebu Leheb’e bu ismin verilmesine yüzünün parlaklığı sebep olmuştur. Ebu Leheb (alev sahibi) lakabı ile tanınıyordu. Bu lakap İslam'ın doğuşundan öncede kullanılmıştır. Bu ayette iki el ifadesi Ebu Leheb’in sahip olduğu gücün simgesidir. Bazı müfessirlere göre elin kırılmasından kasıt, elin cismani olarak kırılması değildir, bunun anlamı; bir şahsın başarmak için her şeyini ortaya döktüğü maksadını gerçekleştirmede başarısız kalmasıdır.

2-Malı da kazandıkları da kendisine bir yarar sağlamadı.

Ne elinde bulunan malları ne de çocukları Ebu Leheb’e yarar sağladı. Onu cehennem ateşinden kurtaramadı. Ebu Leheb’in sonu alevli ateş olacaktır. Hastalığa yakalandığında da ne malı ne de evlatları ona fayda sağladı. Rivayete göre Resulullah (sav) kavmini imana çağırınca Ebu Leheb şöyle dedi: “Eğer kardeşimin oğlunun dedikleri doğru ise çoluk çocuğumu ve malımı verip kendimi azaptan kurtarırım.”

Ebu Leheb’in Utbe, Muattib ve Uteybe adında üç oğlu vardı. İlk ikisi fetih gününde müslüman olmuş, Huneyn ve Taif savaşlarında bulunmuşlardır. Uteybe ise Müslüman olmadı. Resulullah’ın kızı Ümmü Gülsüm, Uteybe ile; diğer kızı Rukiye ise Utbe ile evliydi. Bu sure inince Ebu Leheb oğullarına “Muhammed’in kızlarını boşamazsanız, başlarımız birbirimize haramdır.” dedi. Bunun üzerine Ebu Leheb’in oğulları Ümmü Gülsüm ve Rukiye’yi boşadı.

3-Şiddetli bir ateşe girecektir.

Yaptıklarının sonu alevli bir ateşe atılmak, şiddetle parlayan bir ateşe...

4-Karısı da odun hamalı olarak

Burada “hammalete-l-hatab” ifadesi “odun toplayan kadın” anlamındadır. Bu ifadeye pek çok mana verilmiştir.

Odun hamalı, insanlar arasında “nefret ateşini tutuşturmak için” gizliden gizliye gerçek dışı söylentiler yayan, iftiralar atan kişiyi anlatan meşhur bir deyimdir.

Kadının adı Ümmü Cemil binti Harb b. Umeyye idi. Ebu Sufyan’ın kardeşiydi.

Onun Resullullah’a (sav) nefreti o kadar şiddetliydi ki, sık sık karanlıkta peygamberin evinin önüne dikenli çalılar, dikenli dallar bırakırdı. Bu sebepten de odun hamalı çevirisi tercih edilir.

Burada anlatılmak istenen, onun peygambere düşmanlık hususunda yüklenmiş olduğu günahlardır. Cenab-ı Hak, günah işleyen kimseyi, sırtında yük bulunduğu halde yürüyen kimseye benzemekte ve “Muhakkak ki onlar bir iftirayı ve bir günahı yüklenmişlerdir.” (Azhap 58) “Onlar günahlarını sırtında taşıyacaklardır.” buyurmuştur.

5-Boynunda bir ip (bağlanmış) olarak

Mesed kelimesi, maddesi ne olursa olsun, bükülmüş ipi ifade eder. Mesed, hem urgan hem halat liflerden yapılmış kat kat bükülmüş ip gibi bir çok manaya gelmektir.

İbnü’l-Müseyyeb şöyle der: “Onun mücevherden yapılmış kıymetli bir gerdanlığı vardı. Dedi ki, ‘Lat ve Uzza’ya yemin olsun, bunları Muhammed’e düşmanlık yolunda harcayacağım.’ Bu sebeple Yüce Allah da, o gerdanlık yerine, boynuna ateşten bir ip taktı.”

Burada maksat, ipin cinsinden ziyade ipin kuvvetidir. “Doğrusu biz kafirlere zincirler, demir halkalar ve çılgınca yanan bir ateş hazırladık” (İnsan 4) ayeti gereği cehenneme giden kafirlere vaat edilen de zincirler ve bağlardır.

Gerçekten Ebu Leheb Rasullullahı engellemek için varını yoğunu ortaya dökmüştür. Lakin hem bu dünya da hem ahirette yaptıklarının cezasını çekmiştir.

Ayrıca Ebu Leheb’in ölümü de ibret vericidir. Ebu Leheb, çiçek hastalığına benzer bir hastalığa yakalandı. Ev halkı bile bulaşmasından korkarak ona dokunamıyordu. Ölümünden sonra üç gün boyunca kimse ona yaklaşamadı. Cesedi giderek kokmaya yüz tuttu. Bunun üzerine herkes oğullarını kınamaya başladı. Rivayete göre oğulları bazı kölelere ücret vererek cesedi kaldırtmış ve defnettirmişlerdir. Diğer rivayete göre de, bir hendek kazdırmışlar ve babalarının cesedini içine sopayla iterek toprakla kapatmışlardır. Ebu Leheb’in en büyük yenilgisi ise, İslam aleyhine her şeyi ortaya döktüğü halde çocuklarının İslamı kabul etmeleridir. Önce kızı hicret etmiş ve İslamı kabul etmiştir. Mekke'nin fethinden sonra da iki oğlu Utle ve Muattab, Rasullullah’ın huzuruna gelerek iman ve biat etmişlerdir.

 

 

 

 

 

 

 

Rahman, Rahim Olan 
Allah’ın Adıyla
 

1-Ebu Leheb’in iki eli kurusun! 
Kurudu da.

2-Malı da kazandıkları da kendisine 
bir yarar sağlamadı.

3-Şiddetli bir ateşe girecektir

4-Karısı da odun hamalı olarak

5-Boynunda bir ip (bağlanmış) olarak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ANASAYFA

Patikalar © 2001
Fa
&aL Tasarım