|
MÜZEMMİL
SURESİ
|
Haz:
Mücahid PİŞKİN
iklimayedi@patikalar.net |
|
Genel
Bir Bakış
Bu sure, nüzul sıralamasında tartışmasız bir şekilde dördüncü
sırada bulunmaktadır. Bazı ayetleri geç nazil olsa da surenin
tamamı erken Mekke dönemine aittir(1). Yüce Peygamberin hayatından
bir bölümü, yani sırf Allah’a yönelişini, O’na itaatini
, gece ibadetini, ve Allah’ın kitabını okuyuşunu ele alır.
Surenin ana konusu peygamberimizin hayatıdır.
Sure, Allah’ın kulu ve resulü Muhammed’e göstermiş olduğu
lütuf ve rahmetinden zuhur eden nazik ve güzel bir nidayla başlar(
1-4. Ayetler). Daha sonra bu sure, Allah’ın, peygamberini,
vahyi insanlara ciddi ve gayretli olarak tebliğ etmesi için ve
geceyi ibadetle ihya etmek suretiyle buna ruhi hazırlık yapması
için görevlendirdiği vahyin ağırlığı konusunu el alır
(5-8 ayetler). Daha sonra peygambere müşriklerin eziyetlerine
karşı sabretmesini ve Allah intikam alıncaya kadar onlardan güzel
bir şekilde uzak durmasını emreder (9-11 ayetler). Bundan sonra
Allah müşrikleri kıyamet gününde azap ve şiddetli ceza
vermekle tehdit eder (12-19 ayetler). Mübarek süre, peygamber ve
ashabı, hayatın bazı işleri için vakit bulsunlar diye onlara
bir rahmet olarak yüce Allah’ın peygamber ve müminlerin gece
ibadet etme yüklerini hafiflettiğini bildirerek sona erer (20.
Ayet). (2)
Meal
ve Açıklama
1-Ey
Örtüsüne bürünen.
Lâfzı ve mecazi olarak bir çok manaya
gelen "müzzemmil" kelimesi bu yapısı ile müfessirleri
ihtilafa düşürmüştür. Ama ‘ey örtülere bürünen’
hitabı hangi şekilde anlaşılırsa anlaşılsın, Peygamberdeki
yoğun bilince, derin ruhi aydınlanmaya işaret etmekte (3) ve
"şimdi artık rahat yatma zamanı geçmiştir. Büyük bir yük
yüklendin, bu işin sorumluluğu başkadır" demektedir.
2-3-4
Birazı hariç gece kalk. Gecenin yarısında, yahut bundan biraz
eksilt. Veya bunu artır ve ağır ağır Kuran oku.
Gece namazı kılmaya ve gece saatlerce
Rabbine ibadet etmeye gayret et ki, o yüce ve güç göreve hazırlanasın.
Gece ibadeti Peygamberle beraber ashabına da farz kılındı ve
yine bu surenin son ayetiyle bu farz sadece Müslümanlar için
kaldırıldı. İbadetinizi ederken çok hızlı okumayın, yavaş
yavaş ve kelime kelime okuyun. Her bir ayet üzerinde durun ki
zihninizde ilahi kelamın manası ve esprisi iyice yerleşsin ve
muhtevası size tesir etsin, kalbinize kök salsın, Allah’ın büyüklüğünü
ve heybetini hissettirsin. Rahmetin beyanı içinizde şükran
cezbesi uyandırsın, gazab ve azabın zikri ise içinizde korku
yaratsın. Emir veya nehiy varsa ne içinini, nasılını iyi
anlayın. Okumak sadece telaffuz etmek değildir, tefekkür etmek
de gerekir(4).
5-
Doğrusu biz senin üzerine ağır bir söz indireceğiz.
Yüce Allah sanki şöyle demek istiyor; "sana gece namazını
emrettim çünkü sana büyük bir söz indireceğim. Kendini bu büyük
söze mutlaka hazırlaman lazım. Bu da en iyi gece namazı ile
olur. Çünkü insan karanlık gecede Allah’a ibadetle meşgul
olur, O’nu anmaya ve O’ nun önünde boyun eğmeye yönelirse,
o gecede, kendini Allah’ın nur ve azametine hazırlamış
olur."(5) Rasulullah’a deniliyor ki (dolayısıyla
bizlere); şu halinle birçok yorucu şeyle ve bu davet ve
insanları onu kabule teşvik yolunda büyük tehlikelerle karşı
karşıyasın. Hal böyle olunca sen, elbiseye bürünmüş, rahat
ve sükuna dalmış, meşakkatlardan ve uzun süre ibadet ve çokça
teheccüd namazı kılarak nefisle mücadele etmekten, Kuran
ayetlerini anlayacak, hissedecek ve düşünecek bir şekilde
okumaktan uzak bir haldeyken bu büyük görevi nasıl
yapabilirsin? Öyleyse yatağından kalk! (6)
6-7
Gerçekten gece kalkmak, nefse hakim olmak ve Kuran’ı doğru
okumak için daha uygundur. Çünkü gündüz senin uzun süre uğraşacağın
şeyler vardır.
Gece namazının öneminin sebeplerine yer
veriliyor bu ayetlerde. Metindeki "tesirce daha
kuvvetlidir" ibaresi bir cümleyle açıklanamaz. Bir manası;
gece ibadet için kalkmak ve uzunca kıyam etmek insan mizacına
terstir, bu saatler uyku ister. Bu eylem bu yüzden nefsi kontrol
etmek için çok etkilidir. İkinci manası; kalp ve dil arasında
bir harmoni için çok etkili bir vasıtadır. Çünkü gecenin bu
saatlerinde kul ile Allah arasına başka bir şey girmez ve dil
ne derse kalp onu der. Bir diğer anlamı da insanın zahir ve batınında
ahenk meydana getirmesidir. Yani gece yalnızlığında eğer bir
kimse rahatı terkederek ibadet için kalkarsa bu ihlasındandır.
Bir diğeri de gece ibadeti gündüzünkinden ağır olduğu için
bundaki, istikrar irade, sebat ve metanet duygularını geliştirir(7).
8-9-10-11-12-13-14
Rabbinin ismini zikret ve her şeyi bırakarak yalnız O’na yönel.
O, doğununda batının da Rabbidir. O’ndan başka ilah yoktur.
Yalnız O’nu vekil tut. Onların dediklerine sabret ve güzelce
ayrıl. Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları bana bırak ve
onlara biraz mühlet ver. Şüphesiz indimizde onlar için
boyunduruklar ve körüklenmiş ateş var. Boğazı tırmalayan
bir içecek ve acı veren bir azab vardır.O gün yeryüzü ve dağlar
sarsılır ve dağlar, dağılan kum yığınları haline gelir.
Bu ayetlere kadar Rasulullah’a ve arkadaşlarına
kendilerini davalarına nasıl hazırlanacaklarını anlatan
Rabbimiz, bu ayetlerde gerekli teçhizattan sonra düşmanlara karşı
nasıl tavır alınacak bu anlatılıyor. "Onların çıkaracağı
hiçbir türlü zorluğu sorun etme, sen kaygılanma, işini doğunun
ve batının rabbine havale et ve O’ nun seni savunacağından
emin ol" deniliyor(8). Sonrasında henüz cihad emredilmediği
için müşriklerin eziyetlerine, terbiyesizliklerine güzel bir
ayrılışla, kızmadan onların seviyesine inmeden bir uzaklaşma
tavsiye ediliyor. Sabır silahına sarılmamız (cihada kadar)
tavsiye ediliyor. Hemen ardından düşmanların zengin olanlarının,
azılı olanlarının Allah kendisine bırakılmasını isteyerek
Rasulünün güvenini tazeliyor, O’nun şerefini yükseltiyor.
Siyere bakarsak, hicretten sonra mekke’de başgösteren kıtlıkla
mekkelilere genel bir azab, ve bedir savaşında özellikle azılılara(
Ebu Cehil, As bin Vail) bir azab var. Genel olarak ise kıyamette
onlara verilecek olan şiddetli cehennem azabı hatırlatılarak müminler
rahatlatılırken, müşrikler korkutuluyor ve onlara meydan
okunuyor.
15-16-17-18-19
Firavuna, ona şahitlik eden bir peygamber gönderdiğimiz gibi
size de şahitlik eden bir peygember gönderdik. Firavun elçiye
karşı geldi. Biz de onu ağır yakalayışla yakaladık. Eğer
inkar ederseniz, çocukşarı ihtiyarlatan o günden kendinizi nasıl
kurtaracaksınız? Gök o gün dehşetinden parçalanır. Allah’ın
vadi mutlaka yerine gelir. Bu bir öğüttür. Dileyen rabbine
varan bir yol tutar.
Mekkeli kafirlere hitap ile devam ediyor
ayetlerimiz. Firavun örneğiyle uyarılıyorlar. Firavun Musaya
karşı geldiği için nasıl azaba uğratılmışsa, eğer siz de
Muhammed'e karşı gerlirseniz aynı sonuca düçar olursunuz.
Farzedin ki bu dünyada üzerinize azap gelmeyecek, peki kıyamet
günü nasıl kurtulacaksınız? "Çocukların saçlarını ağartan,
çocukları ihtiyarlatan" tasvirleriyle anlatılan o günle
korkutuluyoruz. Bu korkutucu ayetler insanlar için bir ibret ve
öğüttür. Unutan gafillerden kim zamanı geçmeden bu öğütten
faydalanmak isterse, iman ve itaat ederek Allaha götüren yola
girsin (9).
20-
(Ey nebi) Rabbin senin gecenin üçte ikisinde, bazen yarısında
ve bazan da üçte birinde kalktığını biliyor. Senin ashabından
bir grup ta böyle amel ediyor. Gece ve gündüzün vaktinin hesabı
ancak Allah katındadır. Vakti tam hesap edemeyeceğinizi bildi
de sizi affetti. O halde Kur’an'dan ne kadarı kolay
okuyabiliyorsanız o kadar okuyun. O biliyor ki sizden bazıları
hastadır, bazıları da Allah'ın lütfunu arayan sefer halindeki
kişilerdir. Bazıları da Allah yolunda cihat ile meşgul
olanlardır. Onun için Kur’an'dan kolayınıza geldiği kadar
okuyun. Namazı kılın, zekatı verin ve Allaha güzel bir borç
verin. Ne iyilik yapıp gönderirseniz Allah katında onu
bulursunuz ve o sizin için en hayırlı olandır. Onun büyük
bir karşılığı da vardır. Allah'tan af dileyin şüphesiz o
gaffur ve rahimdir.
Bu ayetle teheccüd namazının hükmü hafifletilmiştir. Allah,
resulünün ve ashabının samimiyetini gördükten sonra onlara
acıdı da, onlardan razı oldu da onların yükünü hafifletti.
Ancak şu da dikkatten kaçmamalıdır ki özellikle hastalar,
yolcular ve cihad ehlinin durumları gereği bir hafifletme var.
Ehven olan bu durumlarda olmayan muttaki kulların gece ibadetine
gereği olan ehemmiyeti fazlasıyla vermesidir. Ayrıca Allah
onların samimiyetini zaten biliyordu ama bir müddet te olsa böyle
sıkı bir dönemden geçmeleri gerekiyordu. Dolayısıyla biz de
bu ayeti nasıl olsa nesh edildi diye değil de yaşanması
gereken bir dönemden bahsediyor şeklinde değerlendirmeliyiz.
Unutmayalım ki bu süre kısa olmayıp rivayetlerden en kısasını
iddia edenine göre bir yıl kuvvetli olanına göre on yıldır
ve üstelik gece ibadeti resulullaha farz olarak kalmıştır.
Bundan sonra namaz, zekat ve Allah yolunda infak yeniden
emrediliyor ve Allahın bağışlayıcılığı hatırlatılıyor.
Allah'tan kusurlarınıza karşılık istiğfarda bulunun. Şüphesiz
Allah çok esirgeyen ve bağışlayandır.
Kaynaklar
Kur’an
Mesajı / Muhammed Esed /c.3/ s.1199
Safvetü’t Tefasir / M. Ali Sabuni /c.7/ s.97
Kuran Mesajı /c.3/ s.1200
Tefhimül Kur’an /Mevdudi /c.6/ s.456
Tefsir-I Kebir /Fahreddin Razi /c.30/ s. 174
Safvetü’t Tefasir /M. Ali Sabuni/ c.7/ s.104
Tefhimül Kur’an/Mevdudi /c.6/ s.457
A.g.e. /c.6/ s.459
Furkan Tefsiri /Hicazi /c.6/ s.370