RIZK

Haz: Mücahid PİŞKİN
iklimayedi@patikalar.net

Rızk, lugatta "kendisinden istifade edilen şey, askere verilen maaş, mülk, bağış, yağmur" manalarına gelir. Rızk, İslam inancının birçok noktalarını birbirine bağlayan ve önemli saydığımız birçok kavramın tam orta noktasında bulunan ve hepsiyle direkt ya da dolaylı bir ilişki içerisinde olan, ve fakat buna rağmen hak ettiği önemi haczedemeyen bir kavramdır. Yaratma, yönetme, teşri, infak, zekat, sadaka, şirk, nimet, helal, haram, teslimiyet, nankörlük gibi çok önemli kavramlarla içli dışlı olan bir kavramdır.

Rızk, insanı doğumundan ölümüne kadar, ve hatta ölümden sonra ahirette bile ilgilendiren bir mefhumdur. Hayatla, dünyayla ve ahiretle sıkı sıkıya bağlanmıştır. Rızk olmaksızın hayat devam edemez.
Yeryüzünde yaratılmış olan ve yaratılacak olan her şey, her türlü bitki, hayvan, yağmur rızk kavramı içerisine girer. Kuran-ı Kerim'de onlarca ayette Allah(cc) bu tür nimetlerinden, yağmurdan rızık olarak bahseder:
"Hayvanlardan yük taşıyanı, ve tüyünden döşek yapılanı yaratan odur. Allah'ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın ardına düşmeyin; şüphesiz o sizin için apaçık bir düşmandır."Enam;6/142

"Gökten bereketli su indirdik, onunla bahçeler ve biçilecek taneler bitirdik. Birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları yetiştirdik. Kullara rızık olması için. Ve su ile ölü bir memlekete can verdik. İşte çıkış da böyledir." Kaf; 50/9,10,11
"O size yere boyun eğdirtti. Haydi onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızkından yiyin." Mülk; 67/15

"Gecenin ve gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten rızık indirip onunla ölümünden sonra yeri diriltmesinde, rüzgarları yönetmesinde aklını kullanan bir toplum için işaretler vardır." Casiye;45/5
Nasıl bir Allah'a inanıyoruz sorusunun hakkıyla cevabında rızık kavramının payı büyüktür. Her türlü yaratmanın, hükmetmenin ve yönetmenin sahibi olan Allah, rızık verenin de kendisi olduğunu söylemektedir. 

"Sizi Yaratan, sonra geçinmeniz için rızık veren Allah'tır. Sonra O, hayatınızı sona erdirecek olan, daha sonra da diriltecek olandır. Peki O'nun ilahlığına ortak koştuklarınızdan bunlardan birini yapabilecek olan var mı? Allah onların ortak koştuklarından münezzehtir ve yücedir." Rum; 30/40

"Yeri sizin için yerleşim alanı, göğü de bir bina kılan, size şekil verip de şeklinizi güzel yapan ve sizi temiz besinlerle rızıklandıran Allah'tır. İşte Allah, sizin Rabb'inizdir, Alemlerin Rabbi Allah yücelerden yücedir." Mümin; 40/64
"Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar." Mülk; 67/21
"Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz." Ankebut;29/17
"Allah'ı bırakıp da kendilerine göklerde ve yerde olan rızıktan hiçbir şey veremeyen ve buna asla güçleri yetmeyen şeylere (putlara) tapıyorlar. Allah'a birtakım benzerler icat etmeyin. Çünkü Allah (her şeyi) bilir, siz ise bilemezsiniz." Nahl;16/73-74

Ayetlerden de anlaşıldığı gibi, insanların rızık anlayışının, rızıklarını atfettikleri yerin direkt olarak imanları ile alakası vardır. İnsanoğlu rızkını çeşitli yollardan kazanabilir, ancak, rızkın Allah'ın helal ettiği meşru yollardan kazanılması gerekmektedir. İnsanın hayatını sürdürmesi için gerekli olan maddeler, ister helal isterse haram yollardan kazanılmış olsun rızık olma özelliğini kaybetmez, sonuçta Allah'ın yarattığı bir varlıktır. Yukarda alıntıladığımız ve diğer onlarca ayetlerde rızkın Allah'a atfedilmesinin üzerinde bu kadar durulmasının nedeni Allah'ın yaratıcılığının yanında, her yönüyle ve her şeyiyle üstünlüğünün ve sahipliğinin insanlarca kabul edilmesini istemesidir. Kuran yaratma ve rızık verme arasındaki sıkı bağlantıyı sürekli olarak vurgular. Çünkü yaratıcı olarak Allah'ı kabul eden birçok kimse rızık konusunda aynı hakkı teslim edememektedir. Hele pratik yaşantıda bu zaafiyet kendini iyiden iyiye göstermekte ve zalimlerin elinde iyi bir koz ve fırsat olarak bulunmaktadır. Halbuki insanları rızık endişesi ile korkutup şirke bulaştıranların rızıkta ve ona hükmetmede hiçbir hakları, üstünlükleri yoktur. Yerde ve gökte ne varsa Allah'ındır. Her rızkı insanlar için, Allah yaratmıştır. Ve kulluk, ibadet kim yaratıyorsa, kim rızık veriyorsa O'na hasredilmelidir. İlahlık, yaratma, hükmetme ve rızık verme birbirinden ayırdedilemez.

"Göklerde ve yerde ne varsa, Onundur, din de yalnız Onundur. O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?" Nahl;16/52
"De ki: Allah'ın size indirdiği rızıktan bir kısmını helâl, bir kısmını da haram yapmanıza ne dersiniz? De ki: Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" Yunus;10/59 

Rızık, helal veya haram yoldan kazanılma ve beklenilen makamı tayin etme ve şükretme noktasında bir imtihan vesilesi olarak karşımızdadır. 

"Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun." Maide;5/88
"Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin. Eğer siz yalnız Allah'a kulluk ediyorsanız ona şükredin." Bakara; 2/172
"Onlar bir ticaret ve eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar. De ki: Allah'ın yanında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha yararlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır." Cuma;62/11
"Sakın, kendilerini denemek için onlardan bir kesimi faydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine gözlerini dikme! Rabb'inin nimeti hem daha hayırlı, hem de daha süreklidir." Taha;20/131
"Derken, Karun, ihtişamı içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar: Keşke Karun'a verilenin benzeri bizim de olsaydı; doğrusu o çok şanslı! dediler. Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise şöyle dediler: Yazıklar olsun size! İman edip iyi işler yapanlara göre Allah'ın mükâfatı daha üstündür. Ona da ancak sabredenler kavuşabilir. Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek avanesi olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de değildi. Daha dün onun yerinde olmayı isteyenler: Demek ki, Allah rızkı, kullarından dilediğine bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki inkârcılar iflâh olmazmış! demeye başladılar." Kassas; 28/79-82 

Allah Teala, insanların rızıklanmalarını ayetleri ile garanti altına almaktadır. Yetimlerin, yoksulların, zayıfların aç kalmaları halinde suçlular ya gereken gayreti göstermedikleri için kendileridir, ya da hakları gasbedildiği için gaspçılar ve yardım etmeyen kimseler olacaktır. 
"Yeryüzünde yürüyen her canlının rızkı, yalnızca Allah'ın üzerinedir. Allah o canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. (Bunların) hepsi açık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) dır." Hud;11/6 
Rızkın Allah'a ait olduğunu ve her canlının rızkının yaratıldığını ve ona verileceğini anlatan yukarıdaki ayet farklı şekillerde yorumlanarak isabetsiz ve mistik anlayışların doğmasına sebep olmuştur; hiçbir insanın açlıktan ölmeyeceği, gayretin gereksizliği ve benzer şeyler iddia edilmiştir. Yüzyıllardan bu yana kendini rahatlıkla beslemiş olan Afrika bugün açlıkla savaşmakta ve binlerce insan milyarlarca insanın gözü önünde açlıktan ölmektedir. Boyutları dünya çapında olan bu olayın sebebi sömürü olup, güçlü olanların zulmederek, Allah'ın başkaları için yarattığı rızka ve nimete el koymalarıdır. Bu sadece bu boyutlarda olmayıp, her toplumun her düzeyinde ve her çapta bir gasbetme, hortumlama, iç etme, banka boşaltma olayları olarak karşımıza çıkmakta ve sonuç olarak Allah'ın tüm insanlar için yeterli olacak şekilde yarattığı rızık dengesi bozulmakta ve kimileri açlıktan ölürken, kimileri de doyum noktasını geçip israfa yönelmektedir. Bu ve benzer ayetlerin anlamlarına dikkat edilecek olursa ifadelerin genel olduğu görülecektir. Bu ayette de (11/6) vurgulanan her türlü canlı için rızkı Allah'ın yaratmış olduğu, her şeyin bilgisinin Allah katında olduğudur. Allah yarattıklarını, onların nasıl geçineceklerini ve rızıklarının kimler elinde emanet olduğunu çok iyi bilmektedir. Kuran bu durumların, haksızlığın yaşanmaması için gerekli uyarılarını yapmış ve bu zulümden ve haksızlıktan tüm inananları sakındırmıştır:

"Allah'ın, (fethedilen) ülkeler halkından Peygamberine verdiği ganimetler, Allah, Peygamber, yakınları, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Böylece o mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının. Allah'tan korkun. Çünkü Allah'ın azabı çetindir." Haşr;59/7

"Allah rızıkta kiminizi kiminizden daha üstün kıldı. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?" Nahl;16/71

Allah'ın ayetlerine gerekli saygıyı göstermeyen , onlardan gereğince sakınmayan veya onları inkar edenlerin ellerinde bulunan bu erzak gerekli ellere geçmediğinden dolayı Allah sorumlu tutulamaz ve açlıktan ölen insanlara rızık vermediği düşünülemez. İslam, zenginler ellerinde bulunan mal ve paranın yoksul halklara aktarılması için bir çok kanallar açmış, emirler ve teşviklerde bulunmuştur:
"Herhangi birinize ölüm gelip de; Rabb'im! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam! demesinden önce size verdiğimiz rızıktan harcayın." Munafıkun; 63/10
"Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir." Enfal; 8/3
"Onlar öyle kimseler ki Allah anıldığı zaman kalpleri titrer, başlarına gelene sabrederler, namaz kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah için) harcarlar." Hacc ;22/35
"Korkuyla ve umutla Rablerine yalvarmak üzere (ibadet ettikleri için) vücutları yataktan uzak kalır ve kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar." Secde ;32/16

"Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah için) gizli ve açık sarf edenler asla zarara uğramayacak bir kazanç umabilirler." Fatır ;35/29
" Ey iman edenler! Kendisinde artık alış-veriş, dostluk ve kayırma bulunmayan gün (kıyamet) gelmeden önce, size verdiğimiz rızıktan infak edin. Gerçekleri inkâr edenler elbette zalimlerdir." Bakara; 2/254
Allah Teala, cömerttir, ve cömertliği emreder, cömert olanı sever. Malı sıkmaktan, elde tutmaya çalışmaktan ve başkalarını faydalandırmaktan kaçınmaktan ve diğer şekilde israftan şiddetle sakındırmaktadır. Bu noktada şeytanın insanları aldattığını ve bunun aksini emrettiğini söyler;
"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği telkin eder. Allah ise size katından bir mağfiret ve bir lütuf vadeder. Allah herşeyi ihata eden ve herşeyi bilendir." Bakara;2/268

"Allah'ın, kereminden kendilerine verdiklerini (infakta) cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır." Al-i İmran; 3/180
"Münafık erkekler ve münafık kadınlar (sizden değil), birbirlerindendir. Onlar kötülüğü emreder, iyilikten alıkor ve cimrilik ederler. Onlar Allah'ı unuttular. Allah da onları unuttu! Çünkü münafıklar fâsıkların kendileridir." Tevbe;9/67

"(O kullar), harcadıklarında ne israf ne de cimrilik ederler; ikisi arasında orta bir yol tutarlar." Furkan;25/67
"İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağırılıyorsunuz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama kim cimrilik ederse, ancak kendisine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir, artık onlar sizin gibi de olmazlar." Muhammed;47/38 

Zenginin malında yoksulun hakkı olduğu görüşüyle Kuran, verme eylemini zenginler açısından bir vecibe, 'emanetin ulaşması gereken kişiye devri' olarak değerlendirmiştir. Böylece yoksullar ve yetimler üzerinde zenginlerin hiçbir hak iddia etme, üstünlük kurmaya vesile ittihaz etme şansları ve hakları kalmamıştır. Yani vermedikleri zaman suçludurlar, zalimdirler ve cezalandırılacaklardır:
"Bir de akrabaya, yoksula, yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma." İsra;17/26
"O halde sen, akrabaya, yoksula, yolda kalmışa hakkını ver. Allah'ın rızasını isteyenler için bu, en iyisidir. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir." Rum; 30/38

"Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden sarfedin, denildiğinde inkar edenler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz." Yasin;36/47
Rızkı elde etmek için çalışmak gereklidir. Bir zamanlar, ve hala kimi yerlerde yaygın olduğu gibi, rızkı kişiyi nerede olursa bulur anlayışı Kurani bir anlayış değildir, batıldır ve sömürgeci dünyevi güçlerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir işe yaramamaktadır. Rızık imtihan vesilesi olup insan onu aramalı, bazı yollara başvurmalı, helal-harama dikkat etmeli, nereden rızık umduğuna bakmalı, verilen rızka şükretmeli ve böylece sınava tabi olmalıdır. 

"Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur." Necm; 53/39
"Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz." Cuma;62/10
Allah Teala, insandan verdiği nimetler ve rızık karşılığında bunlara şükretmesini istemektedir. İnsan nimetlere şükretmeli, bunları kimin verdiğini unutup Allah'a rızık yaratamayacakları şirk koşmamalıdır.
"Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı ve sizi temiz gıdalarla rızıklandırdı. Onlar hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlük mü ediyorlar?" Nahl; 16/72
"Allah'ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?" Vakıa;56/82 

Allah Teala gerçek ve sonsuz rızkın, ecrin ahirette, cennette hem de zahmetsiz olarak teslim olanlara verileceğini söyler. Müminler için hiçbir sıkıntı ve rahatsızlık yoktur.
"Cehennem ehli, cennet ehline: Suyunuzdan veya Allah'ın size verdiği rızıktan biraz da bize verin! diye seslenirler. Onlar da: Allah bunları kâfirlere haram kılmıştır, derler."Araf,7/50

"Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah-akşam kendilerine ait rızıkları vardır. Kullarımızdan, takvâ sahibi kimselere verdiğimiz cennet işte budur." İsra;19/62-63
Allah rızkı dilediğine verir, dilediğinden alır, dilediğine dilediği kadar verir. BU imtihan içindir.

"De ki:Rabb'im kullarından dilediğine bol rızık verir ve dilediğinden de kısar. Siz hayıra ne harcarsanız Allah onun yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır." Sebe suresi;34/39
"Göklerin ve yerin anahtarları Onundur. Dilediğine rızkı bol verir, dilediğinden de kısar. O, her şeyi bilendir." Şura ;42/12
"Rabbin rızkı dilediğine bol verir, dilediğine daraltır. Şüphesiz ki O, kullarından haberdardır, (onları) çok iyi görür." İsra suresi;17/30
"Allah dilediğine rızkını bollaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir."Rad;13/26

Alla Teala kendine teslim olduğunu iddia edenlerin, her konuda olduğu gibi rızık konusunda da sağlıklı ve tam bir teslimiyet içerisinde olmalarını istemektedir. Allah düşmanlarının ya da görünüş itibariyle fazladan rızkı hak etmeyenlerin, şükrünü ifa edemeyenlerin sahip olduklarına iç geçirmekten, rızık için yok yere endişelenmekten ve bu endişe uğruna, çocukları öldürmekten (her ne isim ve tanım altında olursa olsun, ister kürtaj, ister aile planlaması, vs olsun), sonsuz rızkı kaçırmaktan sakındırmaktadır. Allah müminlerdeki özentiyi, özlemi ve güvensizliği gidermek için tevekkülü tavsiye etmiş, malın imtihan olduğunu ve dünya malının geçici olduğunu hatırlatmıştır. Bu hem mal sahipleri için, hem de fakirler için çok önemli bir noktadır:
"Sakın, kendilerini denemek için onlardan bir kesimi faydalandırdığımız dünya hayatının çekiciliğine gözlerini dikme! Rabb'inin nimeti hem daha hayırlı, hem de daha süreklidir. Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et. Senden rızık istemiyoruz; (aksine) biz seni rızıklandırıyoruz. Güzel sonuç, takvâ iledir." Taha;20/131-132
"Bilgisizlikleri yüzünden beyinsizce çocuklarını öldürenler Allah'ın kendilerine verdiği rızkı Allah'a iftira ederek (kadınlara) haram kılanlar muhakkak ki zarara uğramışlardır. Onlar gerçekten sapmışlardır ve doğru yolu bulacak da değillerdir." Enam;6/140

"De ki: Gelin Rabb'inizin size neleri haram kıldığını okuyayım: Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana-babaya iyilik edin, fakirlik korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin -sizin de onların da rızkını biz veririz; kötülüklerin açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve Allah'ın yasakladığı cana haksız yere kıymayın! İşte bunlar Allah'ın size emrettikleridir. Umulur ki düşünüp anlarsınız." Enam ;6/151
"Allah dilediğine rızkını bollaştırır da daraltır da. Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahiretin yanında dünya hayatı, geçici bir faydadan başka bir şey değildir." Rad;13/26 

"Onlar, ne ticaret ne de alış-verişin kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyamadığı insanlardır. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar." Nur;24/37
"Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur." Talak;65/3

"Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz." Ankebut;29/17
Bu ayetlerden sonra, tağutun ve Allah'ın her türlü düşmanlarının üzerimize bütün güçleriyle geldikleri şu zamanlarda, rızık ve gelecek endişesiyle kendimizden, İslam'ımızdan, imanımızdan ve prensiplerimizden neler feda ettiğimizi, gerçek rızkın ve sonsuz rızkın Allah katında olduğunu nasıl unuttuğumuzu, ve kendimizle beraber dinimizi ne kadar eğip büktüğümüzü hatırlamanın zamanıdır herhalde! 




 

 

 

 

 

 

 

 

 

"Siz Allah'ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Ancak O'na döndürüleceksiniz." Ankebut;29/17
Bu ayetlerden sonra, tağutun ve Allah'ın her türlü düşmanlarının üzerimize bütün güçleriyle geldikleri şu zamanlarda, rızık ve gelecek endişesiyle kendimizden, İslam'ımızdan, imanımızdan ve prensiplerimizden neler feda ettiğimizi, gerçek rızkın ve sonsuz rızkın Allah katında olduğunu nasıl unuttuğumuzu, ve kendimizle beraber dinimizi ne kadar eğip büktüğümüzü hatırlamanın zamanıdır herhalde!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ANASAYFA

Patikalar © 2001
Fa
&aL Tasarım