|
GERİCİ
KİM?
..:
Cemil MERİÇ :..
|
Bu Ülke, s.
80-81/İletişim Yayınları
Canavarlarla
dolu bir ormandayız. Yolumuzu hayaletler kesiyor. Tanımadığımız
bir dünya bu. İthal malı mefhumların kaypak ve karanlık dünyası.
Gerçek, kelimeler arkasında kayboluyor.
Ne
güzel tarif: “Gerici, bir toplumun gelişmesini sağlayacak
hiçbir yeniliği istemeyen, her yönüyle eskiyi özleyen ve
eski düzeni getirmeye çalışan (kimse)” (Meydan-Larousse).
Tarifin tek kusuru bu ucubenin hangi çağda, hangi ülkede yaşadığını
söylememesi.
Murdar
bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her
namuslu insan gericidir.
IV.
Murat’a, “Süleyman devrine dön!” diye haykıran Koçi
Bey’den Reşit Paşa’ya kadar Osmanlı Devleti’nin bütün
ıslahatçıları gerici. Dante, yaşadığı çağdan iğrenir.
Balzac eserini iki ezelî hakikatin ışığında yazar: kilise
ve krallık. Dostoyevski maziye âşık. Dante gerici, Balzac
gerici, Dostoyevski gerici!
Gerici,
ilerici... Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin
esaretinden kurtulmakla başlar, düşünce hürriyeti ve düşünce
namusu.