TOPRAK ANA
Cengiz AYTMATOV

Haz: Bircan ÜNAL
bircanunal@patikalar.net

Siz hiç toprakla dertleştiniz mi?

       ‘Kara toprak, sevgili toprak ana, hepimizi sinesinde barındıran sensin! Bizlere mutluluk vermeyeceksen neye yarar senin toprak ana oluşun? Dünyaya niçin geliyoruz? Biz senin çocuklarınız, bize mutluluk ver, bizi mutlu kıl toprak ana!’ diye seslendiniz mi yaşadığınız her şeye şahit olan toprağa...

       Evet! Bu sözler savaşta kocasını ve üç oğlunu kaybetmiş bir anaya ait. Özverili, fedakar ve kahraman bir kadının toprakla dertleşmesi....Toprağı işlemeyi, dilini dişine takıp çalışmayı sanat gibi gören ve emeğin ürününü kutsal kabul eden bir kırgız kadınının hikayesi ‘Toprak Ana’...Milletini seven, kaderini onun kaderi ile birlikte gören bir kadının...

       Toprak Ana, ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un en güzel romanlarından birisi. Aytmatov, İkinci Dünya savaşında kırgız insanının çektiği sıkıntıları, kendileri aç kalma pahasına da olsa elde ettiği bütün buğdayı cepheye gönderen köylülerin hikayesini, savaşta sevdiklerini kaybetmiş bir kadının ağzından çarpıcı bir şekilde anlatır.

       Toprak Ana, hayatla ölümün hikayesi...

       İyi ile kötünün...

       Umut ve umutsuzluğun...

       Aytmatov güçlü kalemiyle bize sevgiyi ve aşkı anlatır aynı zamanda...Aşkın insanları nasıl birleştirdiğini, tek ve aynı kişi yaptığını ustaca gözler önüne serer. Sevenler için dünyanın nasıl değiştiğini anlatır. Ve bütün hareketleriyle aşkı terennüm edişlerini ...Bunları anlatırken insanın içinde yaşadıkları ile dışarıda gelişen olayları tam bir uyum içerisinde verir okuyucuya. Gökyüzü ve yeryüzü arasında gelişen her şey aslında insanın yüreğinde gerçekleşmektedir.

       Bütün acılara rağmen mutluluğu yakalamış bir kadının ağzından mutluluğu yeniden yorumlar Aytmatov. ‘...benim anladığım gerçek mutluluk bir rastlantı sonucu gelmez, bir yaz yağmuru gibi birden bire başımıza düşmez...Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.’

       Toprak Ana, aynı zamanda birbirleriyle ahenk içinde olan, konuşmadan anlaşan, birbirini anlayan, hoş görmesini ve karşısındakinin kararlarına sonuna kadar saygı duymasını bilen insanların hikayesi... Aytmatov, bugün sadece modern(!) insana yakıştırılan anlayışı, hoşgörüyü, kararlara saygıyı Kırgız köylüsünde son derece güzel işlemiş ve bu konuda da okuyucuyu hayran bırakmış.

       Evet! Toprak Ana, mutluluğu, sevgiyi, aşkı, acıyı, umudu, sıkıntıyı, yoksulluğu-yokluğu yani hayatı iliklerine kadar yaşamış insanların hikayesi...

        Bütün bunları derinden hissetmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap Toprak Ana!



Bütün acılara rağmen mutluluğu yakalamış bir kadının ağzından mutluluğu yeniden yorumlar Aytmatov. ‘...benim anladığım gerçek mutluluk bir rastlantı sonucu gelmez, bir yaz yağmuru gibi birden bire başımıza düşmez...Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.

 

 

 

 

ANASAYFA

Patikalar © 2001
Fa
&aL Tasarım