Siz
hiç toprakla dertleştiniz mi?
‘Kara toprak, sevgili toprak ana, hepimizi sinesinde barındıran sensin!
Bizlere mutluluk vermeyeceksen neye yarar senin toprak ana oluşun? Dünyaya
niçin geliyoruz? Biz senin çocuklarınız, bize mutluluk ver, bizi mutlu kıl
toprak ana!’ diye seslendiniz mi yaşadığınız her şeye şahit olan
toprağa...
Evet! Bu sözler savaşta kocasını ve üç oğlunu kaybetmiş bir anaya
ait. Özverili, fedakar ve kahraman bir kadının toprakla dertleşmesi....Toprağı
işlemeyi, dilini dişine takıp çalışmayı sanat gibi gören ve emeğin
ürününü kutsal kabul eden bir kırgız kadınının hikayesi ‘Toprak
Ana’...Milletini seven, kaderini onun kaderi ile birlikte gören bir kadının...
Toprak Ana, ünlü Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un en güzel romanlarından
birisi. Aytmatov, İkinci Dünya savaşında kırgız insanının çektiği
sıkıntıları, kendileri aç kalma pahasına da olsa elde ettiği bütün
buğdayı cepheye gönderen köylülerin hikayesini, savaşta sevdiklerini
kaybetmiş bir kadının ağzından çarpıcı bir şekilde anlatır.
Toprak Ana, hayatla ölümün hikayesi...
İyi ile kötünün...
Umut ve umutsuzluğun...
Aytmatov güçlü kalemiyle bize sevgiyi ve aşkı anlatır aynı
zamanda...Aşkın insanları nasıl birleştirdiğini,
tek ve aynı kişi yaptığını ustaca gözler önüne serer. Sevenler için
dünyanın nasıl değiştiğini anlatır. Ve bütün hareketleriyle aşkı
terennüm edişlerini ...Bunları anlatırken insanın içinde yaşadıkları
ile dışarıda gelişen olayları tam bir uyum içerisinde verir okuyucuya.
Gökyüzü ve yeryüzü arasında gelişen her şey aslında insanın yüreğinde
gerçekleşmektedir.
Bütün acılara rağmen mutluluğu yakalamış bir kadının ağzından
mutluluğu yeniden yorumlar Aytmatov. ‘...benim anladığım gerçek
mutluluk bir rastlantı sonucu gelmez, bir yaz yağmuru gibi birden bire başımıza
düşmez...Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim
hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla
doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan
ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.’
Toprak Ana, aynı zamanda birbirleriyle ahenk içinde olan, konuşmadan anlaşan,
birbirini anlayan, hoş görmesini ve karşısındakinin kararlarına sonuna
kadar saygı duymasını bilen insanların hikayesi... Aytmatov, bugün
sadece modern(!) insana yakıştırılan anlayışı, hoşgörüyü,
kararlara saygıyı Kırgız köylüsünde son derece güzel işlemiş ve bu
konuda da okuyucuyu hayran bırakmış.
Evet! Toprak Ana, mutluluğu, sevgiyi, aşkı, acıyı, umudu, sıkıntıyı,
yoksulluğu-yokluğu yani hayatı iliklerine kadar yaşamış insanların
hikayesi...
Bütün bunları derinden hissetmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir
kitap Toprak Ana!