|
El-
MELİK
|
Haz:
Mücahid PİŞKİN
iklimayedi@patikalar.net |
|
"Me-le-ke" fiilinden gelir. "Sahip olmak, istila etmek, yoğurmak, hükmetmek, kontrol etmek, irade" manalarına gelir. Kelime, bir şeye sahip olma ve kuvvetli olma hallerini çağrıştırır. İsmi meful olarak, "malik, melik", sahip, hakim manasında kullanılır. Masdarı olan, mülk veya milk, hem üzerinde tasarrufta bulunulan, sahip olunan şeyi, hem de tasarrufta bulunma halini ifade eder. Sahip olunan, mülk edinilmiş manasında, kölelere memlük denilir.
"Musa:
"Rabbim! Ben kendimden ve kardeşimden başkasına güç yetiremiyorum; bizimle, bu yoldan çıkmış toplumun arasını ayır" dedi." Maide;5/25
"De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim." Cin;72/21
"O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır." İnfitar;82/19
"Dediler ki: Biz sana olan vâdimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik."
Taha;20/87
Ayetlerde kullanılan bütün bu manalarıyla ve daha fazlasıyla her şey üzerine yetki sahibi, sonsuz hüküm ve tasarruf sahibi sadece ve sadece Allah Teala'dır. O bu konuda hiçbir ortak tanımamıştır, o Tektir ve her şey O'na tabidir. Her şeye dilediği şekli veren, idare eden, yönlendiren, yoğuran
O'dur.
"Göklerin ve yerin gizli bilgisi O'na aittir. O'nun görmesi de, işitmesi de şâyanı hayrettir. Onların (göklerde ve yerde olanların), O'ndan başka bir yöneticisi yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez." Kehf;18/26
"Mutlak mülk elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O'nun her şeye gücü yeter." Mülk;67/1
"Göklerin ve yerin hükümranlığı (mülk) Allah'ındır. Allah'ın her şeye gücü yeter." Al-i İmran;3/189
"Bilmez misin, göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır." Bakara;2/107
"Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O bir çocuk edinmemiştir, mülkünde ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona ölçü , biçim ve düzen vermiştir."
Furkan;25/2
Mülk Allah'ın olduğuna göre, her şey Allah'ın mülkü olduğuna göre ondan dilediğine dilediği kadarını vermek de O'nun yetkisi altındadır. Allah böyle yaparak insanoğlunu imtihana tabi tutmakta, mülkünden ona da bir hisse vererek, ona irade vererek bu ihtiyarını nasıl kullanacağını kendine göstermeyi murad etmektedir.
"De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin." Al-i İmran;3/26
İnsan iradesinin bulunduğu bir ortamda elbette hata, yanlış, unutkanlık eksik olmayacak ve kimileri kendilerine verilen bu mülkü kendilerinden menkul sanacaklar, haddi aşacaklar, mülkün tek sahibi olarak kendilerini görecekler ve diğerlerinin üzerine meliklik taslayacaklardır. Mülkün kaynağının Allah olduğuınu unutmaları, ellerindekinin sonsuza kadar kendilerinin olacağı zannı onları helaka sürükleyecektir.
"Ey kavmim! Bugün, yeryüzüne hakim kimseler olarak mülk sizindir. Ama Allah'ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım eder? Firavun: 'Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum' dedi." Mümin;40/29
Şeytan da Adem'i insanoğlunun sonsuz mülke olan temayülünü kullanarak ayartmaya çalışmış, ayartmıştır;
"Derken şeytan onun aklını karıştırıp 'Ey Adem! Seni ebedîlik ağacına ve sonu gelmez bir mülke götüreyim mi?' dedi." Taha;20/120
İnsandaki bu mülkün bitimsizliğine ve mutlak oluşluğuna dair kabul veya böyle olmasını isteyen arzunun kuvveti onu gerçek Melik'e karşı çıkmaya, kendini O'nun mülküne ortak sanmaya götürür.
"Firavun kavmine seslendi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! Mısır mülkü ve altımdan akıp giden şu ırmaklar benim değil mi? Hâla görmüyor musunuz?"" 43/51
"Hükümdarlar bir memlekete girdiler mi, orayı perişan ederler ve halkının ulularını alçaltırlar. Onlar da böyle yapacaklardır, dedi." Neml;27/34
Allah Teala böylelerine mutlak mülkün ve hakimiyetin kendisine ait olduğu kıyamet günü, ahireti hatırlatır. O gün tek sözü kendisinin söyleyeceğini vurgular.
"O gün onlar (kabirlerinden) meydana çıkarlar. Onların hiçbir şeyi Allah'a gizli kalmaz. Bugün hükümranlık kimindir? Kahhâr olan tek Allah'ındır." Mümin;40/16
"Ceza gününün malikidir." Fatiha;1/4
Bu ayette kullanılan ceza kelimesi Türkçe'deki salt ceza manasında değil, karşılık manasında kullanılmıştır. Her şeyin sonu, sonucu manasınadır ve şu anki durum ne olursa olsun bu muhakkak sona erecek ve varılacak kapı, huzurunda durulacak olan makam Tek Malik'in, Allah Teala'nın makamı olacaktır. Mutlak adaletin dağıtılacağı, herkesin hazırladığını göreceği o gün de sadece suçlular ve mülkü Allah'a hasretmeyenler olacak değildir. Allah'ın kendilerine bahşettiği mülkü hayra sevkeden, Allah'tan bilen ve O'na yönelen kullar da vardır. Ayrıca Allah Teala, yeryüzünde, insanların meliki olarak onları yönlendirmek, yoğurmak ve öğütlemek için mülk sahibi peygamberler ve salih insanlar halk etmiştir.
" 'Ey Rabbim! Mülkten bana verdin ve bana olayların yorumunu da öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Sen dünyada da ahirette de benim sahibimsin. Beni müslüman olarak öldür ve beni sâlihler arasına kat!'" Yusuf;12/101
"Allah ona (Davud'a) hükümdarlık ve hikmet verdi, dilediği ilimlerden ona öğretti. Eğer Allah'ın insanlardan bir kısmının kötülüğünü diğerleriyle savması olmasaydı elbette yeryüzü altüst olurdu. Lâkin Allah bütün insanlığa karşı lütuf ve kerem sahibidir." Bakara;2/251
Böylece Allah insanlara lütfundan dolayı hikmetini çoğu zaman anlayamadığımız bir şekilde dünyaya, insanlara hükmediyor, mülk ediyor. Bizi böyle bir Allah yaratmışsa, her şeye gücü yeten, her şeyin sahibi ve bileni olan Allah, ve biz böyle bir Allah'a teslim olmuşsak ve böyle bir Allah da bizi teslim aldığını söylüyorsa daha ne gam, ne endişe, ne ümitsizlik!!!