|
“Siz Allah’ı bırakıp sadece sizin ve
atalarınızın taktığı isimlere tapıyorsunuz. Allah onlar hakkında herhangi
bir delil indirmemiştir. Hüküm Allah’tan başkasının değildir.”
Yusuf-40
Bu ayette, ilah, rab, mabud gibi isimler almaya layık olan Allah olduğu halde, müşriklerin,
tağutların bu isimleri bir takım ‘şey’lere verdiği belirtiliyor. Yani
insanların bu isimler altında tapındıkları şeyler, bu isimleri almayı hak
etmiş olmayıp dolayısıyla bu isimlerle ‘müsemma’ olması mümkün olmayan
’şey’lerdir. ‘Şey’lere müsemma ol(a)madıkları isimleri vermek, itikadi
noktada küfür, genel olarak zulümdür.
“Halbuki onlar Allah’a ortak koştular. ‘Bari onlara
isim verin’ de. Yoksa siz Allah’a yeryüzünde bilmeyeceği bir şey mi haber
veriyorsunuz? Yoksa boş laf mı ediyorsunuz?” Rad-33
Ortak koştuklarınız
necidir, nasıldır, bunu gösterecek isimler verin bakalım, hak edecekler,
taşıyabilecekler mi, yoksa boş laf mı etmiş olacaksınız? Onlar bu isimleri
taşıyamazlar, o isimler ‘gerçek’ten bir parça haczedemezler, oysa “Celal ve ikram sahibi Rabb’inin ismi
mübarektir” Rahman-78 (bu ayetteki isim ile müsemma aynı şey
dersek?!)
“Allah, Adem’e bütün
isimleri öğretti, sonra onları meleklere arz edip ‘eğer siz davanızda
sadık iseniz, şunların isimlerini bana haber verin’ dedi. Dediler ki, ‘biz
seni tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka hiçbir ilmimiz yoktur.
Muhakkak sen her şeyi hakkıyla bilensin. Üstün hikmet sahibisin’. ‘Ey Adem, bunlara onları
isimleriyle haber ver.’ dedi. Bu emir üzerine Adem onlara isimleriyle
onları haber verince, ‘ben size, ‘ben göklerin ve yerin gayblarını
bilirim, sizin açıkladığınızı da, içinizde gizlediğinizi de bilirim’
dememiş miydim!’ dedi.” Bakara 31-33
|