Aşk yaratmak mıdır?
“Fırçayı her vuruşumda
Danyar’ın türküsü çınlasın!
Fırçayı her vuruşumda
Cemile’nin yüreği çarpsın!”
Mutluluğunu sarp
yollarda arayanlar, aşkın acı veren oluşumlarını bir bıçak
yarası gibi yüreklerinde taşırlar.
“Aşk da bir ilham mıdır?”
Danyar...
Savaştan yeni dönmüş,
bir ayağı aksak, genç ve yorgun bir delikanlıdır. Yetim büyümüş...Yüreğinin
gizlerini kimseye açmamıştır. Sessizdir hem de çok sessiz.
Gözleriyle konuşur, cümleler ışık hüzmeleri gibi süzülüp
uçar...yüreğinden... gözlerinden...
“Ona duygu ve düşüncelerini
gizlemesini öğreten pek zahmetli geçmiş öksüzlük yılları
mıydı?”
Cemile...
Tabiatı Danyar’dan
farklı da olsa, düşüncelerini konuşarak gizler Cemile.
Belki de susmanın en usta yolu konuşmaktır. Sert mizaçlı,
lafını esirgemeden dobra dobra konuşur. Kimilerini bu tavrı
rahatsız etse de, Baybiçe onun en çok bu yönünü sever. Hal
ve tavırlarında serbest, büyüklerine saygılıdır. Oldukça
da güzeldir Cemile. Kocası evliliklerinin dördüncü ayının
ertesinde savaş dolayısıyla askere gitmiştir. Kocasının
ara sıra gönderdiği mektupların son satırlarında geçen
“Karım Cemile’ye selamlar” cümlesi, tatmin etmez
cemilenin deli dalgalar gibi coşan yüreğini.
Nedir aşk?
Danyar ve Cemile’nin
gönlü bir tesadüftür birleşir, bilinmezlik ikliminde.
Gizliden gizliye severler birbirlerini. Önceleri kendilerine
dahi itiraftan korkarlar. Lakin aşkın sis perdesi her ikisini
de sarmıştır bir kere.
Aşkı ‘zamanla’ sınamak
...
Aşkın özü ‘an’
da gizlidir.
Aşk bir anda yakalamıştır
Cemile ve Danyar’ı. Birbirine yabancı bu iki insanın,
yolları
aşk da birleşmişti. Onlar birlikte sınayacaklardır, aşkın
zamanla kaybolan büyüsünü.
Ayrılık aşkı pekiştirir.
Aslolan, onunlayken aşkı
sürdürmektir.
...
Kırgız yazar Cengiz
Aytmatov’un yazmış olduğu bu hikaye, belki kendi hikayesi,
belki de bir yakınınki. Fakat şurası kesin ki, aşk tarifi
zor bir kelime.